BURASI,HER GÜN SADECE BİR KÖŞE YAZISININ YAYINLANDIĞI,TEK ÇALIŞANI OLAN BİR YAYIN ORGANIDIR.HİÇBİR KULDAN KORKUM VE PARA KAZANMAK DAHİL HİÇBİR KAYGIM OLMADIĞINDAN DOĞRU BİLDİĞİMİ ÖZGÜRCE YAZIYORUM.SİZE VAAT EDEBİLECEĞİM TEK ŞEY DOĞRULARI SÖYLEMEKTİR.YAZILAR BANA AİTTİR.YAZILARDAN ALINTI VE PAYLAŞIM SERBESTÇE YAPILABİLİR.KAYNAK GÖSTERİRSENİZ SEVİNİRİM,GÖSTERMEZSENİZ ÖNEMLİ DEĞİL.
2 Mayıs 2013 Perşembe
FEVKALEDE İŞÇİ BAYRAMI
Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan işçi-emekçi müessesesi İngiliz ve Fransız devrimleriyle son derece kanlı mücadelelerden sonra birtakım haklar elde etmiştir. Bu haklar geleneksel olarak 1 Mayıs işçi bayramıyla kutlanır.
Komünizm teorisinin icadından sonra işçi haklarının savunulması, her zaman komünist- sosyalist sol akımların desteklenmesini çağrıştırmıştır.Ülkemizde de özellikle sol yanlı 1960 askeri darbesinden itibaren işçi bayramları, terör örgütleri ve marjinal grupların provokasyonu altında gerçekleşmiştir.İşçiyi savunan komünist damgası yemiştir.
Son yaşadığımız 1 Mayıs ise terör örgütleri ve marjinal grupların provokasyonları yanında hükümetinde çeşitli yasaklarla provoke ettiği ''fevkalede orantılı'' polis müdahalelerinin görüldüğü bir bayram olmuştur.Fevkalede hükümet yalakası olan İstanbul valisi de provokasyonlara ortak olmuştur.Tazyikli su ve biber gazı bombası ile sağlanan bu demokratik ortam,marjinal gruplar tarafından oraya getirilmiş 2 bayanın ağır yaralanmasına da yol açmıştır.
Bazı sendikaların aynı zamanda akil olan başkanları ise işçiyi sırtından vurmuşlardır.İşçiye ve hükümete ikili oynamışlardır.
1 Mayıs'a gölge düşmüş ve olan gerçek emekçiye, gerçek işçiye olmuştur.
İşçiyi ve işçi hakkını savunmak her zaman herkese düşen bir görevdir. Çünkü işçinin belli haklara sahip olması sosyal devletin, sosyal adaletin ve gelirin adil dağılımının sağlanmasının esas şartıdır.İşçi hakları korunmazsa kölelik düzeni meydana gelir.
İşçiden kastedilen ise zihinsel veya bedensel emek harcayarak ücret veya maaş geliri elde eden kişidir.İşçi toplumun temel taşı olmakla birlikte,sosyal düzeni, emeğiyle ayakta tutan kişidir. Bu kutsal işçinin kutsal bayramı, komünist-sosyalist marjinal sol gruplar ve terör örgütleri ile hükümetin provokasyonu altında heba olmuştur.
İçleri çürümüş sendikaların yönetimleri ise hükümete yalakalık yapmaktan işçilerin haklarını koruyamaz olmuşlardır.
Emeğini tümüyle arz edip,geçimini zor sağlayan işçinin hakkı olan ve düşüncesini özgürce dile getirmesinin beklendiği bu bayram maalesef birtakım siyasal güçlerin gövde gösterisi yaptığı, işçilerin sömürüldüğü,kandırıldığı günlere dönüşmüştür.
Bilinmelidir ki işçi olmazsa, patronda olmaz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder