27 Aralık 2013 Cuma

KOMPLO DEĞİL KAOS:YOLSUZLUĞUN SOMUT KANITLARI

    Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu her geçen gün çok daha karmaşık bir hal alıyor. Savcı Muammer Akkaş yaptığı basın açıklamasında adli kolluğa operasyon talimatı verdiğini ve İstanbul emniyeti tarafından bu talimatının uygulanmadığı yönünde bir açıklama yaptı.Başsavcılık ise Muammer Akkaş'ı görevden alarak yerlerine 5 yeni güdümlü savcı atamıştır.Soruşturmanın seyrini hep birlikte izleyeceğiz.

  Söz konusu operasyon, 100 milyar dolarlık bir yolsuzluk dosyasını kapsamaktadır.

   Muammer Akkaş'ın açıklamasının ardından İstanbul Başsavcısı Turan Çolakkadı ''Hiçbir savcı kafasına göre soruşturma yürütemez'' diyerek yargı bağımsızlığına bizzat en büyük darbeyi vurmuştur.Çünkü savcının uygulattığı bizzat mahkemeden alınmış,mahkeme kararıdır.35 yıldır mesleğin içinde bulunduğunu söyleyen bir başsavcı, öncelikle mahkeme kararlarına uyması gerektiğini bilmelidir ki bu başsavcı 24 aralık 2013 tarihinde adalet bakanı ile görüşmüş kişidir.

  AKP hükümetinin yolsuzluklarına ilişkin ilk istifa önceki senelerde Abdüllatif Şener'den gelmişti.Abdüllatif Şener başbakan yardımcılığı ve maliye bakanlığı yaptıktan sonra AKP'den istifa etmişti.

 AKP hükümeti 11 yıldır tek başına iktidar olan bir partidir.AKP iktidarı boyunca kpss,lys,polislik sınavı,avukatlık sınavı,tus sınavlarında birçok yolsuzluklar ortaya çıkmıştı.Tüm bu sınav yolsuzluklarının üzeri örtülmüştü.

    Ardından Deniz Feneri soruşturmasını yapan savcılar hakkında soruşturma açılmış ve Deniz Feneri yolsuzluklarının ortaya çıkması engellenmişti. 

     AKP iktidarı 11 boyunca kamu ihale kanunu tam 164 kez değiştirilmiştir.Şu somut gerçek ihalelerdeki yolsuzlukların baş kanıtıdır.Adı da kanuni yolsuzluk herhalde.

  Bir somut örnekte başta başbakanın ve cumhurbaşkanının oğlanları, bakanların çocukları falan,hepsi 30 yaşına gelmeden holding sahibi,armatör,şirket sahibi oldular.Bunların çocukları dahi değilse; bu,  yolsuzlukların başlıca kanıtıdır.

   Yine AKP'nin yolsuzluklarına bir somut örnekte Ağaoğlu gibi adamların AKP iktidarı döneminde ''Büyük patronun'' talimatıyla uygulanan yolsuz imar planları ile zenginleşmesidir.Ayrıca bunu istifa eden Çevre ve Şehircilik Bakanı da açıkça söylemiştir.

   17 Aralıkta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu , iktidar tarafından, her türlü girişim yapılmak suretiyle, üzeri örtülmeye çalışılıyor.

    Savcı Muammer Akkaş'ın yaptığı açıklama ise yargı bağımsızlığı açısından tüyler ürpertici bir gelişmedir.Yürütülmekte olan bir yolsuzluk operasyonunda savcının talimatına rağmen emniyet tarafından harekete geçilmemiştir. Yeni atanan eski vali yeni İstanbul Emniyet Müdürü Selami gerçek bir Tayyip yandaşı çıktı.Selami'ye hatırlatırım, sen bürokratsın,siyasetçi değil,savcının verdiği talimatı yerine getirmek/getirtmek zorundasın.
   
    Şu sıralar Cumhurbaşkanı olayları izlemekle yetiniyor.Çankaya'dan manzara güzel herhalde.

   Başbakan da dış güçlerin, paralel devletlerin,çeşitli örgütlerin hükümete komplo kurdukları iddiasıyla kendisini savunmaya çalışıyor.Halkı yönetmenin en büyük anahtarının korku olduğunu düşünen başbakan,bu dış güçlerin yaptığı bir operasyon diyerek halkı korkutarak kendi tarafına çekmeye çalışmaktadır.Başbakan komplo komplo dedikçe kendimden korkuyorum.En sonunda halkın önüne çıkıp hükümete komplo kuran benim diyeceğim.

   Halbuki kazın ayağı öyle değildir. 11 yıldır devam eden yolsuzluklar AKP cemaat ile ters düşünce ortaya çıkmaya başlamıştır.

   Cemaati devlet kadrolarına yerleştiren de bizzat AKP'dir.Daha sonra ne olduysa hocasını da satan Tayyip,şimdi cemaate devlet içine yerleşmiş çeteler demeye başlamıştır.

   Şu noktayı anlamak çok zor: Bir iktidar yolsuzluk operasyonu yapan savcı ve polislere neden tavır alır?Neden savaş açar? Cevap çok basit:Başbakan,oğlu ve yakın çevresi bizzat iktidar gücünü kullanarak haksız kazanç ve/veya çıkar elde etmişler ve/veya haksız kazanca göz yummuşlardır.Başbakanın tüm mücadelesi bu yüzdendir.
  
    Bağımsız olması gereken yargı, yasamayı ve yürütmeyi denetleme görevini anayasadan almıştır.Yargıyı işlemez hale getirmek bir anayasal suçtur.
   
 Hukuk bizzat yürütme ve başbakan tarafından çiğnenmekte,mahkemeler,savcılar ve emniyet görev yapamaz konuma düşürülmektedir.

  Demokrasi ve hukuk devleti,kuvvetler ayrılığı,adalet birbirleri ile iç içe geçmiş kavramlardır ve birbirlerini tamamlarlar.Hukuku işlemez hale getirirseniz ise hepsi çöker.Hukuk hepsinin temelidir.Hukuk adaleti sağlayan bir temeldir ki zaten devletin kuruluş sebebi adalettir.Hukuk kişilerin çıkarları için işlemez hale getirilemez. Bir başbakan kendini aklayabilmek için soruşturmaları önlemeye çalışıyorsa adalete olan güven sarsılır ve piyasalar allak bullak olur ve kaos başlar.

  İçinde bulunulan ortam bundan ibarettir:Kaos,komplo değil.
   

    
   
  
    
   
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder