7 Mart 2013 Perşembe

ESAD KARDEŞİM(DÜŞMAN ESAD)


Biz Esad kardeşimle oturduk,konuştuk.Müzakere ettik.İstişare ettik. Türkiye ve Suriye'yi iki dost ,iki kardeş ülke haline  getirdik. 2011 yılında Gaziantep yapılan seçim konuşmasında böyle derken 2012 'ye girdiğimizde Esad zalimdir.Esad gidicidir.Suriye'deki zulüme sessiz kalamayız demeye başladı.Esad'ı düşman ilan etti.
 Bugüne kadar hiçbir başbakan Suriye devlet başkanıyla  samimi kişisel ilişkiler kurmamışlardı. Hiçbiri sonradan Suriye devlet başkanıyla düşman olmamışlardı. Tayyip, Esad'la önce dost oldu. Sonra dostunu sırtından vurdu.
 Şimdi aklıma şu geliyor.Madem Esad zalimdi neden bu kadar dost oldun ,beraber tatil yaptınız falan,kardeş oldunuz? Madem Esad'a kardeşim dedin,dostuz dedin, şimdi neden düşman ilan ettin?
  Sebebi açıktır ki emir değişti.Arap baharı hasıl oluverdi.Esad düşman oluverdi.
 Kardeşim dediği adama sonradan düşmanım diyenden ne hayır gelir?
  Ki bu mesele kişisel bir mesele değildir. Söz konusu olan Türkiye'nin dış politikadaki prestijinin yerle bir olmasıdır.
   Osmanlı dahil biz Türkler dost dediğimize, hiçbir zaman düşman dememişizdir.
   Suriye'ye önce dost sonra düşman diyenler  tarih bilgisinden yoksun bir takım zavallılardır.
  Dış politikada kararlar bir günde değişmez,değişirse ülkeler güvenilirliğini yitirirler.

 Komşularla sıfır sorun falan derken sorunlar Suriye'den Türkiye'ye yayılmaya başladı.
 Suriye olayında taraf olmak bize pahalıya malolmuştur. Ceylanpınar'da top mermileri düştü ,vatandaşlarımızı kaybettik.Hatay'da bombalı saldırı yapıldı vatandaşlarımızı kaybettik.Suriye uçağımızı düşürdü. 2 subayımız şehit oldu. Olan vatandaşlarımıza oldu ,neden? Karşılığında Suriye'ye ne cevap verebildik? Başbakan grup toplantılarında bolca cevap veriyor gerçi ama icraat sıfır. İcraat yok.Laf çok ,her yerde konuşuyor.Bu ölümlerin vebali hükümetin boynunadır.
Hükümet dış politikada siyaset acemisidir.Ustalık dönemi falan hikayedir.yeteneksizden usta olmaz.
  Olayın bir diğer yanı ise Suriye düştükten sonra sıranın kime geleceğidir.
 İçinde bulunduğumuz şu yıllarda Ortadoğu'da Batı tarafından pompalanan bir değişim çalışması söz konusudur. Ve Türkiye kendisine ne getireceği belli olmayan bu çalışmada istenilenleri kuzu gibi yerine getirerek,maşa olarak kullanılmıştır.
  Dış politikada durum vahimdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder