Erdoğan ve Davutoğlu'nun Suriye maceraları tüm hızıyla devam ediyor.''Suriye rejimine karşı kurulacak her türlü koalisyona dahil olmaya hazırız'' diyen Erdoğan'ın böyle bir koalisyon kurulacak mı?Bu koalisyonun amacı ne olacak? gibi soruları soramadığı, anlaşılıyor.Türkiye Suriye'ye karşı kurulacak her türlü koalisyona gözü kapalı girecekse eğer, bu ülkede neden meclis vardır?Neden seçimler yapılmaktadır?
Başbakanımızın eski kardeşi Esad'ın kimyasal silah kullandığı iddia ediliyor.Esad'ın kimyasal silah kullanması için aklını kaybetmesi gerektiğini düşünüyorum.Çünkü Obama 21 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Suriye'de kimyasal silah kullanılması halinde müdahale edeceklerini açıklamıştı.Kaldı ki Esad'ın kimyasal silah kullanıp kullanmadığını raporlamak amacıyla Suriye'ye giden BM denetçileri, Esad tarafından ülkeye kabul edilmişlerdir.(BM raporunun ABD tarafından manipüle edileceği açıktır.)
Bir de şu var ki Suriye'de kimyasal silah kullanıldıysa eğer bu silahların kimler tarafından Suriye'ye gönderildiği de önem arz edecektir.
ABD'nin Suriye'ye operasyon yapması halinde bölge ülkelerinin de olaya dahil olması ve Suriye,İran, Çin,Rusya bloğu ile batı bloğunun karşı karşıya gelmesi muhtemel olacaktır.Batı bloğunda ise durumlar karmaşık. İngiltere parlamentosu kimyasal silah kullanıldığı kesinleşmeden Suriye'ye girmeyi reddetti. Almanya'da taraf olmayacağını açıkladı.İngiltere ve Almanya'nın dahi bu kadar çekingen kaldığı bir konuda sayın başbakanımızın eski kardeşine karşı savaşa girmeyi çok istemesi gerçekten düşündürücüdür.
ABD'nin operasyonunun sınırlı olacağını defalarca vurgulayan Obama'nın açıklamalarına güven olmayacağını belirtmek istiyorum.ABD saldırısına İran Çin Rusya ve Suriye tarafından bir karşılık gelmesi halinde ABD maliyeti çok büyük olacak olan bir savaşa girmiş olur.Suriye konusunda başlangıçtan beri taraf olan Türkiye ise bu savaşa kendiliğinden dahil olmuş olur.Şu nokta çok iyi düşünülmelidir:İran ve Suriye ile komşuyuz.Komşularımızla girişeceğimiz bir savaş bizim açımızdan çok maliyetli olabilir.Sivil vatandaşlarımızın zarar görmesi söz konusu olabilir.Bölgede oluşacak bir savaş tehlikesi bile ekonomiyi alt üst edebilir.
Suriye'ye yapılacak operasyon Türkiye'ye hiçbir şey kazandırmayacaktır.Fantezi dünyalarında savaş kahramanı olma hayalleri kuran Davutoğlu ve Erdoğan,iyi düşünmelidirler.Dış politikamızın esası ''Yurtta sulh ,Cihanda sulh'' ilkesine dayanmaktadır ve Atatürk'ün dediği gibi millet hayatı tehdit edilmedikçe savaş bir cinayettir.
Suriye'deki iç savaşın bitirilmesi için ciddi bir siyasi stratejiye ihtiyaç vardır.Her türlü askeri müdahale bölgede geri dönüşü olmayan gerginliklere yol açabilir.
Ayrıca müslüman ülke Suriye'nin karşısına hristiyanlarla birlikte çıkmak ne kadar mantıklıdır?Davutoğlu ve Erdoğan haçlı ordularının komutanlığını mı üstleneceklerdir?Mavi Marmara saldırısını gerçekleştiren İsrail ile aynı safta mı yer alacağız?Bunlar önemli ve stratejik sorulardır.Bu soruların sorulması gerekmektedir. Aksi takdirde bu sorular tarih tarafından sorulacaktır.
Aynı zamanda Türkiye'nin bu çapta bir savaşa girmesi durumunda pkk bu durumdan faydalanma yoluna gidebilir.
Çok duygusal olan,kızdığında eyy BM,eyyy Esad falan diyerek yeri göğü inleten başbakanımızın dış politikada şaka olmayacağını duygusal hareket edilemeyeceğini görmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak Suriye'de iç savaşı bitirmek yönünde,barış yönünde atılacak her diplomatik veya siyasi adım uluslararası toplum ve tüm taraflarca olumlu karşılanacaktır.Fakat iç savaşı bitirmek adına değil de bir takım çıkarlar uğruna iç savaşa taraf olacak her askeri müdahale tepki görecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder