2 Nisan 2013 Salı

ANKET


AKP  çözüm süreci kapsamında oyların düşmesinden endişe ediyor olacak ki sürekli anket yaptırıyor ve bizzat başbakan yardımcısı Arınç,anket sonuçlarını açıklama gereği duyuyor.Bülent Arınç anket sonuçlarını o kadar duygusal ve dokunaklı bir dille açıklıyor ki 'aha şimdi gözyaşlarına boğulacak' diyorum.Ağlamamak  için kendimi zor tutuyorum.
   'İşte anket sonuçlarımız bu ,oylarımız yükseliyor' yalanlarıyla vatandaşın kafasındaki ilk oy mekanizması olan 'oyum boşa gitmesin,kim seçilecekse ona atayım' yargısı etkilenmeye çalışılıyor.AKP hükümeti sürekli yalaka anket şirketlerine anket yaptırarak, oylarının yükseldiğini iddia ediyor. Kamuoyu çirkince yönlendirilmeye çalışılıyor.Kimse bunları yutmasın.Herkes gerçekleri görüyor.AKP hükümeti döneminde Türkiye Türk-Kürt çatışmasına sürüklenmiştir ve halen sürüklenmeye devam etmektedir.Oysa bilinmelidir ki Türk ve Kürt kardeştir,akrabadır,  ailedir.
   Millet, sen Türksün sen Kürtsün ayrımına tabi tutulmuş ve etnik milliyetçilik körüklenmiştir.Ülkemiz adeta bir iç savaşa sürüklenmektedir.Sinsi planlarla ülkemiz bölünmeye çalışılmaktadır.
  Kendini bilmez yalaka yobazların, sahte dindarların, Türk bayrağının adı da değişsin önerileri gündemde dolaşmaktadır.Bu sahte dindarlar  bilmez ki islam dinindeki en yüksek mertebelerden birine ulaşmış olan şehitlerimiz   o bayrağa kanlarıyla renk ve isim vermişlerdir.Bayrağın adını değiştirmek vatana ihanet olduğu gibi islama ve şehitlerimize de ihanettir.
  Görsel basın RTÜK'le susturulmuş,yazılı basın korkutulmuş,aykırı yazılar yazanlar sindirilmiş işten atılmış,orgeneraller,ordudan atılmış uzman çavuşların gizli tanıklıklarıyla  tutuklanmış,muhalefet milletvekilleri hapse atılmış ve kamuoyu çirkince yönlendirilmeye çalışılmaktadır.İleri demokrasi adı altında bir baskı ve tehdit rejimi oluşturulmuştur.
 Bu durumda bize düşen görev gerçekleri görmek, tarihimize daha dikkatli bakmak ve çirkin yalanlara ,propagandalara ve ülkemizi bölme girişimlerine karşı uyanık olmaktır.İktidar sahipleri vatanın sahibi değildir.Vatanın sahibi millettir.
  Atatürk'ün bizi uyardığı durumlar birbir ortaya çıkmaktadır:
Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder